


sabit nokta    [İng. fixed point ] [Alm. fester Punkt, Fixpunkt ] [Fra. point fixe ] : E kümesi üzerindeki bir f : E → E fonksiyonu için, f (x) = x eşitliğini gerçekleyen x E noktası.
sabit terim   [İng. constant term ] [Alm. ] [Fra. terme constant ] : Bir matematik ifadede, belirli koşullar altında değişmez varsayılan terim.
sadeleşme   [İng. cancellation ] [Alm. Kürzen ] [Fra. simplification ] : bkz. kısaltma.
sağ A-modül   [İng. right A-module ] [Alm. ] [Fra. A-module droite ] : A birim öğesi 1 olan bir halka ve E bir değişmeli grup olmak üzere, A nın her a,b öğesi ile E nin her x,y öğesi için (x+y)a = xa + ya , x(a + b) = xa + xb , (xa)b = x(ab) , x1 = x koşulları sağlanacak biçimde bir E × A → E işlemi ile donatılan E kümesi. kar. sol A-modül.
sağ birim öğe   [İng. right identity element ] [Alm. Rechtseinselement ] [Fra. element unite à droite ] : Üzerinde çarpma işlemi tanımlanmış bir kümede her a öğesi için a * e = a koşulunu sağlayan e öğesi.
sağ çarpan   [İng. right factor ] [Alm. Rechtsfaktor ] [Fra. facteur droite ] : a * b çarpımındaki b çarpanı.
sağ eşküme   [İng. right coset ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir G grubunun bir H altgrubu ve a öğesi için aH = {ah : h H} kümesi.
sağ sıfır böleni   [İng. right zero divisor ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir halkanın sıfırdan farklı a ve b öğeleri için ab = 0 ise, b öğesi bir sağ sıfır bölenidir denir.
sağel yönlenimi   [İng. right-handed orientation ] [Alm. ] [Fra. ] : Düzlemdeş olmayan üç vektörün gerdiği uzay için, konumu sağ elin açık tutulan baş, işaret ve orta parmaklarının konumuna uyan yönlenim.
sanal çember   [İng. imaginary circle ] [Alm. imaginärer Kreis ] [Fra. cercle imaginaire ] : x2 + y2 = -r2 eşitliğini sağlayan öğelerden oluşan küme.
sanal eksen   [İng. imaginary axis ] [Alm. imaginäre Achse ] [Fra. axe imaginaire ] : Karmaşık sayılar düzleminde sanal sayıların üzerinde bulunduğu düşey eksen.
sanal parça   [İng. imaginary part ] [Alm. Imaginärteil ] [Fra. partie imaginaire ] : z= a+ib karmaşık sayısında b sayısı.
sanal sayı   [İng. imaginary number ] [Alm. imaginäre Zahl ] [Fra. nombre imaginaire ] : 1- Gerçel kısmı 0 olan karmaşık sayı. 2 - karmaşık sayı.
sapma   [İng. deviation ] [Alm. Abweichung; Deviation ] [Fra. déviation ] : Sonlu bir sayılar takımının her bir öğesi için, sayıların aritmetik ortalaması ile söz konusu sayının farkı.
sarmal   [İng. spiral ] [Alm. Spirale ] [Fra. spirale ] : Spiral. bkz. tersüstel sarmal, hiperbolik sarmal.
satır    [İng. row ] [Alm. Zeile ] [Fra. ligne ] : bkz. satır matrisi.
satır matrisi   [İng. row matrix ] [Alm. Zeilenmatrix; Zeile ] [Fra. matrice uniligne ; matrice ligne ] : mxn türünden bir [aij] matrisi için [ai1 , ai2 , … , ain] (i = 1, 2, … , m ) matrislerinden her biri. anlamdaşı: satır matrisi, satır vektörü.
satır rankı   [İng. row rank ] [Alm. Zeilenrang ] [Fra. ] : Bir matrisin doğrusal bağımsız satırlarının maksimum sayısı. Satır uzayının boyutu. Bu sayı matrisin rankına eşittir. bkz. sütun rankı.
satır uzayı   [İng. row space ] [Alm. Zeilenraum ] [Fra. ] : Bir matrisin satır vektörleri tarafından gerilen vektör uzayı. Bu uzay sütun uzayına denktir ve boyutu matrisin rankına eşittir. bkz. sütun uzayı.
satır vektörü   [İng. row vector ] [Alm. Zeilenvektor ] [Fra. ] : Matrisin bir satırının belirlediği vektör.
sayı   [İng. number ] [Alm. Zahl ] [Fra. nombre ] : Sayma, sıralama ve hesaplama işlemlerinde kullanılan soyut nesnelerden her biri. bkz. doğal sayı, tamsayı, gerçel sayı, karmaşık sayı, nicelik sayısı, sıra sayısı.
sayı boncuğu   [İng. abacus ] [Alm. ] [Fra. ] : anlamdaşı: abaküs.
sayı cismi   [İng. number field; number domain ] [Alm. Zahl körper ] [Fra. ] : C cisminin altcisimlerinden biri.
sayı doğrusu   [İng. numerical axis ] [Alm. Zahlengerade ] [Fra. droite numerique ] : bkz. sayı ekseni
sayı ekseni   [İng. number axis, numerical axis ] [Alm. Zahlenline, Zahlengerade ] [Fra. droite numerique ] : Üzerinde sabit bir başlangıç noktası, artı yön ve birim uzunluk belirlenmiş doğru. anlamdaşı: gerçel eksen, gerçel doğru, sayı doğrusu.
sayı sistemi   [İng. number system ] [Alm. Zahlensystem ] [Fra. ] : 1- Sayılar adını alan bir nesneler kümesi, bunlar arasındaki işlemler ve bunların kullanımına ilişkin bir belitler kümesinden oluşan geometrik sistem. 2- Sayıları gösteren rakamları yazma yöntemi.
sayı üçgeni   [İng. arithmetic triangle ] [Alm. arithmetisches Dreieck ] [Fra. triangle arithmétique ] : bkz. Paskal üçgeni.
sayıl   [İng. scalar ] [Alm. ] [Fra. ] : anlamdaşı: skaler.
sayıl cismi   [İng. scalar field ] [Alm. Skalarfeld ] [Fra. ] : R veya C cismi. Simgesi : K.
sayılabilir küme   [İng. countable set; denumerable set ] [Alm. abzahlbar Menge ] [Fra. ensemble denomrable; ensemble comptable ] : Doğal sayılar kümesine ya da doğal sayılar kümesinin bir alt kümesine birebir eşlenebilen küme. Sayal sayısı alef sıfırdan büyük olmayan küme.
sayılamaz küme    [İng. uncountable set; non-denumerable set ] [Alm. nichtabzählbare Menge ] [Fra. ensemble innombrable ] : Doğal sayılar kümesiyle eşsayılı olmayan sonsuz küme.
sayılar kuramı   [İng. number theory; theory of numbers ] [Alm. Zahlentheorie; höhere Arithmetik ] [Fra. théorie des nombres; arithmétique théorique; arithmétique supérieure ] : Tamsayıları ve bunlara ilişkin kavramları konu edinen aritmetik kuramı.
sayılar kümesi   [İng. set of numbers ] [Alm. Zahlenmenge ] [Fra. ensemble de nombres ] : bkz. Karmaşık sayılar kümesi, gerçel sayılar kümesi, rasyonel sayılar kümesi, tamsayılar kümesi, doğal sayılar kümesi.
sayının tersi   [İng. reciprocal ] [Alm. Reziproke ] [Fra. réciproque ] : Sıfırdan farklı bir a sayısı için 1/a sayısı. Çarpma işlemine göre a sayısının ters öğesi.
sayısal çözümleme   [İng. numerical analysis ] [Alm. numerische Analyse ] [Fra. analyse numérique ] : Matematik sorunların çözümlerini sayısal anlamda yaklaşık olarak elde etme yöntemlerini konu edinen mantık dalı.
sayısal fonksiyon   [İng. numerical function ] [Alm. numerische Funktion; Zahlfunktion ] [Fra. fonction numérique ] : Tanım ve değer kümeleri R nin birer altkümesi olan fonksiyon.
sayısal integralleme   [İng. numerical integration ] [Alm. ] [Fra. intégration numérique ] : Sayısal çözümleme yöntemleriyle integralleme.
sayma   [İng. numeration ] [Alm. Numerierung; Nummerung ] [Fra. numération ] : 1- Bir kümeye, doğal sayıları ya da bir altkümesini birebir eşleme. 2- sayma sistemi.
sayma sayısı   [İng. counting number ] [Alm. ] [Fra. nombre de compte ] : anlamdaşı: doğal sayı.
sayma sistemi   [İng. numeration system ] [Alm. numerisches System ] [Fra. système de numération ] : Sayıları yazma ve adlandırma sistemlerinden herbiri.
sayma tabanı   [İng. base of numeration ] [Alm. Basts eine Nummerung ] [Fra. base d’une numération ] : a-lı sistem tanımında sözü geçen a sayısı.
sec fonksiyonu   [İng. sec ] [Alm. sec ] [Fra. sec ] : Birim çember üzerinde A(1,0) noktasından başlanarak çember üzerindeki B(x,y) noktasına çizilen t radyanlık bir yay veya bu yayı gören yarıçapı açısı için, 1/x oranı. 1/cost fonksiyonu. Simgesi : sec t.
sech fonksiyonu   [İng. hyperbolic secant ] [Alm. ] [Fra. secans hyperbolique ] : R ‘de veya C ‘de x → 1/ cosh x biçiminde tanımlanan fonksiyon. Simgesi : sech x.
seçkisiz değişken   [İng. random variable; stochastic variable; chance variable ] [Alm. zufällige Veränderliche; zufaligrösse Stochastic ] [Fra. variable aléatoire; variable stochastique; aléa numérique ] : Bir olasılık uzayı üzerinde ölçülebilir fonksiyon. anlamdaşı: rasgele değişken, random değişken.
seçkisiz hata   [İng. random error; stochastic error ] [Alm. zufälliger Fehler; stochastischer Fehler; Zufallsfehler ] [Fra. erreur aléatoire; erreur stochastique ] : İstatistik yöntemlerle kestirilebilen hata.
seçkisiz sayılar    [İng. random numbers ] [Alm. ] [Fra. ] : Yinelenmeyen ve bir algoritma sağlamayan sayılar dizisi. Rasgele sayılar.
seçme beliti   [İng. axiom of choice ] [Alm. Auswahlaxiom ] [Fra. axiome de choix ] : Boş olmayan kümelerden oluşan ve boş olmayan bir kümeler takımının Dekart çarpımının da boş olmayacağını varsayan belit.
sekant fonksiyonu   [İng. secant function ] [Alm. Sekansfunktion ] [Fra. fonction sécante ] : sec x = (1 / cos x) eşitliği ile tanımlanan fonksiyon. bkz. kesenlik.
sekizgen   [İng. octagon ] [Alm. Achteck ] [Fra. octagone ] : Sekiz kenarı olan çokgen.
sekizlik   [İng. octant ] [Alm. Oktant ] [Fra. octant ] : Üç boyutlu uzayda Dekart koordinatlarını tanımlamaya yarayan üç koordinat ekseninin ikişer ikişer alındıklarında oluşturdukları koordinat düzlemlerinin uzayı ayırdıkları sekiz parçadan her biri.
sekizyüzlü   [İng. Octahedron; octahedrons; octahedra ] [Alm. Oktaeder; Achtflach ] [Fra. octaèdre ] : Sekiz yüzü olan çokyüzlü.
sentetik bölme   [İng. synthetic division; synthetic substitution ] [Alm. synthetische Division ] [Fra. division synthétique ] : Bir değişkenli polinomu (x - a) gibi bir polinoma bölmekte kullanılan pratik bir yöntem.
sentetik geometri   [İng. synthetic geometry ] [Alm. synthetische Geometrie ] [Fra. géométrie synthétique ] : Bireşimsel yöntemleri kullanan geometri dalı.
serbest değişken   [İng. free variable ] [Alm. freie Variable; freie Veränderliche ] [Fra. variable libre ] : bkz. bağımsız değişken.
serbestlik derecesi   [İng. degree of freedom ] [Alm. Freiheitsgrad ] [Fra. degré de liberté ] : Serbest değişken sayısı.
seri   [İng. series; infinite series ] [Alm. Reihe; unendliche Reihe ] [Fra. série ] : Bir (an) dizisi verildiÄŸinde, terimleri her n için, sn = a1 + a2 + … + an olan (sn) dizisi.
seriye açılım   [İng. expansion in a séries ] [Alm. Reihenentwicklungeiner Funktion ] [Fra. développement en série ] : Değişkenin belirli değerleri için verilen fonksiyona yakınsayan bir seri oluşturma.
sıfır   [İng. zero; nought; naught; null ] [Alm. Null; Nullstelle; Nullpunkt ] [Fra. zéro; nul ] : 1 - Aritmetikte toplama işleminin birim öğesi. 2 - Bir toplamsal grubun birim öğesi. 3 - Boş kümenin nicelik sayısı.
sıfır açısı   [İng. zero angle ] [Alm. Nullwinkel ] [Fra. ] : Bir noktadan aynı yönde çizilen iki ışının oluşturduğu açı.
sıfır böleni   [İng. zero divisor ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. sağ sıfır böleni, sol sıfır böleni.
sıfır dizisi    [İng. null sequence ] [Alm. Nullfolge ] [Fra. suite nulle ] : Limiti sıfır olan dizi.
sıfır fonksiyonu   [İng. zero function ] [Alm. Nullfunktion ] [Fra. fonction zéro ] : 1- Tanım bölgesindeki her x için f(x) = 0 olan f fonksiyonu. 2- Ölçüm uzayında hemen hemen heryerde sıfır olan fonksiyon.
sıfır öğe   [İng. zero element ] [Alm. Nullelement ] [Fra. élément-zéro ] : bkz. sıfır.
sıfır sayısı   [İng. zero number ] [Alm. Zero Zahl ] [Fra. nombre zéro ] : Gerçel veya karmaşık sayı cisminde toplamaya göre birim (etkisiz) öğe.
sıfır vektörü   [İng. null vector; zero vector ] [Alm. Nullvektor ] [Fra. vecteur nul ] : Bir doğrusal uzayda toplamaya göre birim öğe.
sıfır yeri   [İng. ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. fonksiyonun sıfır yeri.
sıfırgüçlü operatör   [İng. nilpotent operator ] [Alm. nilpotentes Operator ] [Fra. ] : Tn = 0 olacak biçimde bir n>0 doğal sayısı varlayan T operatörü. anlamdaşı: nilpotent.
sınır değer problemi   [İng. boundary value problem ] [Alm. Randwertaufgabe; Randwertproblem ] [Fra. problème aux limites ] : Bir diferensiyel denklemin, verilen bölgenin sınırlarında, önceden belirtilmiş koşulları sağlayan çözümünü bulma problemi.
sınır I   [İng. bound ] [Alm. Schranke ] [Fra. borne ] : Bir sayı kümesindeki her x öğesi için | x | < M eşitsizliğini sağlayan M sayısı, ay. bkz. üst sınır, altsınır, en büyük altsınır, en küçük üst şınır, sınırlı küme, sınırlı dizi.
sınır II   [İng. edge ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. kenar.
sınırlı dizi   [İng. bounded sequence ] [Alm. beschränkten Folge ] [Fra. suite bornée ] : Bir küme olarak sınırlı olan dizi. ay. bkz. sınırsız dizi.
sınırlı fonksiyon   [İng. bounded function ] [Alm. beschränke Funktion ] [Fra. fonction borné ] : Görüntü kümesi sınırlı olan bir fonksiyon.
sınırlı küme   [İng. bounded set ] [Alm. beschränkte Menge ] [Fra. ensemble limité ] : 1- Sıralı bir kümede bir altsınırı ve bir üstsınırı var olan altküme. 2- Bir metrik uzayın çapı sonlu olan altkümesi. 3- Bir normlu uzayda eküs {||x|| : x i A} sayısını sonlu kılan A altkümesi. 4- Bir topolojik doğrusal uzayda sıfırın tüm komşuluğunda soğurulan bir altküme.
sınırsız aralık   [İng. unbounded interval ] [Alm. unbeschränktes Intervall ] [Fra. intervalle illimite ] : Enaz bir yönü sonsuza uzanan aralık.
sınırsız dizi   [İng. unbounded sequence ] [Alm. unbeschränkte Folge ] [Fra. suite non borné ] : Sınırsız bir küme oluşturan dizi.
sınırsız fonksiyon    [İng. unbounded function ] [Alm. unbeschränkte Funktion ] [Fra. fonction non borné ] : Görüntü kümesi sınırlı olmayan fonksiyon.
sıra sayısı   [İng. ordinal number ] [Alm. Ordnungszahl; Ordinalzahl ] [Fra. nombre ordinal ] : İyi sıralı bir kümenin öğelerine birebir eşlenen öğelerden her biri.
sıralama bağıntısı   [İng. order relation ] [Alm. Ordnungsrelation ] [Fra. relation d’ordre ] : Kısmi sıralama, tam sıralama, iyi sıralama bağıntılarından her biri.
sıralı çift   [İng. ordered pair ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. sıralı ikili.
sıralı ikili   [İng. ordered pair ] [Alm. geordnete Paar; geordnete 2-Tupel ] [Fra. couple ordonné ] : Öğelerinden biri birinci, ötekisi de ikinci öğe olarak nitelendirilen a ve b gibi iki öğeden oluşan nesne. Simgesi: (a,b).
sıralı küme   [İng. ordered set ] [Alm. geordnete Menge; Ordnung ] [Fra. ensemble ordonné ] : Bir sıralama bağıntısıyla donatılmış küme.
silindir   [İng. cylinder ] [Alm. Zylinder ] [Fra. cylindre ] : Düzlemsel bir eğri boyunca eğriyi keserek ve sabit bir doğruya koşut olarak devinen bir doğrunun oluşturduğu geometrik şekil veya geometrik şeklin paralel iki düzlemle sınırlanmış parçası.
simetri   [İng. symmetry ] [Alm. Symmetrie; Spiegelung; Eben-mass ] [Fra. symétrie ] : 1- Bir geometrik şeklin bir nokta, bir doğru ya da bir düzleme göre yansımalaryla çakışması. 2- bkz. Simetrik bağıntı.
simetrik bağıntı   [İng. symmetric relation ] [Alm. symmetrische zweistellige Relation, symmetrische binare Relation ] [Fra. relation binarire symmetrique ] : X kümesi üzerindeki R bağıntısının, her a, b için aRb ↠ bRa (simetriklik) özeliÄŸini saÄŸlaması.
simetrik grup   [İng. symmetric group ] [Alm. ] [Fra. ] : {1, 2, . . . ,n} kümesinin permutasyonlar grubu.
simetrik noktalar   [İng. symmetric points ] [Alm. symmetrische Punkten ] [Fra. points symétriques ] : 1- Noktaya göre simetri: iki noktanın, bu noktaları birleştiren doğru parçasının orta noktasına göre konumları. Orta nokta simetri merkezidir.2- Doğruya göre simetri: iki noktanın, bu noktaları birleştiren doğru parçasının orta noktasından geçen dik doğruya göre konumları. Orta noktadan geçen dik doğru simetri eksenidir.3 - Düzleme göre simetri: iki noktanın, bu noktaları birleştiren doğru parçasının orta noktasından geçen dik düzleme göre konumları. Orta noktadan geçen düzlem simetri düzlemidir.
simge   [İng. symbol ] [Alm. Symbol; Sinnbild ] [Fra. symbole ] : Çoklukları, işlemleri veya bağıntıları göstermeye yarayan simge veya harf.
sin fonksiyonu   [İng. sin ] [Alm. sin ] [Fra. sin ] : Birim çember üzerinde A(1,0) noktasından başlanarak çember üzerindeki B(x,y) noktasına çizilen t radyanlık bir yay veya bu yayı gören yarıçapı açısı için, y düşey konacı (ordinat). Simgesi : sin t.
sinh fonksiyonu   [İng. hyperbolic sine ] [Alm. hyperbolischer Sinus, Sinushyperbolicus ] [Fra. sinus hyperbolique ] : R ‘de veya C ‘de x → (ex-e-x) / 2 biçiminde tanımlanan fonksiyon. Simgesi : sinh x.
sinus   [İng. sine ] [Alm. Sinus ] [Fra. sinus ] : bkz. sin fonksiyonu.
sinüs eğrisi    [İng. sinusoid ] [Alm. Sinuskurve ] [Fra. sinusoïde ] : y = sin x fonksiyonun grafiği.
sistem   [İng. system ] [Alm. System ] [Fra. système ] : 1- Ortak kimi özellikleri olan çokluklar kümesi. 2- Belirli bir gerçeğe ilişkin kurallar kümesi.
sistem çözümleme   [İng. systems analysis ] [Alm. ] [Fra. ] : Birbiriyle bağlantılı ve özellikleri bilinen bileşenlerden oluşan bir denetim sisteminde, verilen girdilerin nasıl bir sonuç vereceği konusuyla ilgilenen uygulamalı matematik dalı.
skaler   [İng. scalar ] [Alm. Skalar ] [Fra. scalaire ] : Bir cismin (çoğunlukla da R veya C ) öğelerinden biri.
skaler çarpım   [İng. scaler product ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. iççarpım.
skalerle çarpma   [İng. scalar multiplication ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir K cismi üzerindeki E doğrusal uzayı için, K x E den E içine tanımlı olan (c , x) → cx işlemi.
sol A-modül   [İng. left A-module ] [Alm. ] [Fra. A-module gauche ] : A birim öğesi 1 olan bir halka ve E bir değişmeli grup olmak üzere, A nın her a, b öğesi ile E nin her x, y öğesi için a(x+y) = ax + ay , (a + b)x = ax + bx , a(bx) = (ba)x , 1x = x koşulları sağlanacak biçimde bir A × E → E işlemi ile donatılan E kümesi.
sol el yönelimi   [İng. left-handed orientation ] [Alm. ] [Fra. ] : Düzlemdeş olmayan üç vektörün gerdiği uzay için, konumu sol elin açık tutulan baş, işaret ve orta parmaklannm konumuna uyan yönlenim.
sol eşküme   [İng. right coset ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir G grubunun bir H altgrubu ve a öğesi için Ha = {ha : h H} kümesi.
sol sıfır böleni   [İng. left zero divisor ] [Alm. ] [Fra. ] : Bir halkanın sıfırdan farklı a ve b öğeleri için ab = 0 ise, a öğesi bir sol sıfır bölenidir denir.
sonlu boyutlu doğrusal uzay   [İng. finite-dimensional vector space ] [Alm. endlichdimensionaler Vektorraum ] [Fra. espace vectorial de dimension finie ] : Bir m doğal sayısı için, m tane doğrusal bağımsız vektörü bulunan ve her m + 1 tane vektörü doğrusal bağımlı olan doğrusal uzay. Bu durumda m sayısı doğrusal uzayın boyutudur.
sonlu boyutlu lineer uzay   [İng. finite-dimensional linear space ] [Alm. ] [Fra. ] : bkz. sonlu boyutlu doğrusal uzay.
sonlu fonksiyon   [İng. finite function ] [Alm. endliche Funktion ] [Fra. fonction finie ] : Tanım bölgesinin her noktasında sonlu değer alan fonksiyon. anlamdaşı: sınırlı fonksiyon.
sonlu küme   [İng. finite set ] [Alm. endliche Menge ] [Fra. ensemble fini ] : Sayal sayısı sonlu olan küme.
sonlu ondalık kesir   [İng. terminating decimzl fraction ] [Alm. tnd’icher Dezimalbruch ] [Fra. fraction décimale limitée ] : Onlu sayıtlama sayma sisteminde, virgülden sonra sonlu sayıda basamağı olan sayı. Sonlu onlu açılım.
sonlu toplam    [İng. finite sum ] [Alm. endliche Summe ] [Fra. somme finie ] : Sonlu sayıda terimlerin toplamı.
sonlu üreteçli grup   [İng. finitely generated group ] [Alm. endliche erweiterung Gruppe ] [Fra. ] : Sonlu çoklukta üreteci var olan grup.
sonluötesi sayı   [İng. transfinite number ] [Alm. transfinite Zahl; überendliche Zahl ] [Fra. nombre transfini ] : Bir tamsayıya eşit olmayan nicelik sayı veya sıral sayısı.
sonsuz   [İng. infinite ] [Alm. unendlich ] [Fra. infini ] : 1- Her sınırı aşan. 2- Her sonludan büyük olan. 3- Sonu gelmeyen, ay. bkz. sonsuz sayılar, sonsuz küme.
sonsuz boyutlu uzay   [İng. infinité dimensional space ] [Alm. unendlichdimensionaler Raum ] [Fra. espace de dimension infinie ] : Sonlu sayıda doğrusal bağımsız vektörler tarafından gerilemeyen doğrusal uzay. Sonlu bir tabanı olmayan uzay.
sonsuz küçük   [İng. infinitésimal, incalculably small; immeasurably small ] [Alm. infinitesimal; unendlich Klein ] [Fra. infinitésimal; infiniment petit ] : Limiti sıfır olan değişken.
sonsuz küme   [İng. infinite set ] [Alm. unendliche Menge ] [Fra. ensemble infini ] : Bir has astkümesine birebir eşlenebilen küme.
sonsuz sayılabilir küme   [İng. countably infinite set; denumerably infinite set ] [Alm. abzählbar unendliche Menge ] [Fra. ensemble infini dênombrable ] : Sayal sayısı alef sıfıra eşit olan küme. Doğal sayılar kümesi ile eşsayılı olan küme.
sonsuz sayılar   [İng. infinite numbers ] [Alm. uneigentlichen Zahlen ] [Fra. nombres infinis ] : 1- Her sonlu sayıdan büyük veya her sonlu sayıdan küçük olan sayılar. 2- Alef sıfırdan küçük olmayan nicelik sayılar.
sonsuzluk   [İng. infinity ] [Alm. Unendlichkeit; Unendliches ] [Fra. infinité ] : Sonsuz olma durumu.
soyut cebir   [İng. abstract algebra ] [Alm. abstrakte Algebra ] [Fra. algèbre abstraite ] : Grup, yarı-grup, halka, modül, cisim gibi yapıları inceleyen cebir dalı.
soyut matematik   [İng. abstract mathematics ] [Alm. abstrakte Mathematik ] [Fra. mathématique abstraite ] : Bilinmezlerin etkisi altında kalmaksızın gerçeklere ulaşabilmek amacıyla, soyut nesneler ve önceden varsayılan belitlerle kurulan bir evren örneğinde doğruları ve yanlışları araştıran bilim dalı.
soyut sayı   [İng. abstract number ] [Alm. abstrakte Zahl; unbenante Zahl ] [Fra. nombre abstrait ] : Somut bir varlığa veya niceliğe bağlanmaksızın tek başına düşünülen sayı. kar. somut sayı.
soyut uzay   [İng. abstract space ] [Alm. abstarkter Raum ] [Fra. espace abstrait ] : Tanımsız öğelerden ve bu öğelerin gerçeklediği kimi belitlerden oluşan matematikle ilgili biçimsel sistem.
sözlük sıralaması   [İng. lexico graphie order ] [Alm. lexikographische Ordnung ] [Fra. ordre lexicographique ] : A, B kısmi sıralı kümeleri verildiğinde, AxB kümesi üzerinde (a1 , b1) ≤ (a2 , b2) ⇔ [(a1 ≤ a2) ∨ (a1=a2 ∧ b1 ≤ b2) ] olarak tanımlanan ≤ sıralama bağıntısı. Bu sıralama n kümenin kartezyen çarpımına da genelleşebilir.
stereografi    [İng. stereography ] [Alm. Stereo graphie ] [Fra. stéréographie ] : üç boyutlu geometrik şekillin düzlemde gösterilmesini konu edinen matematik dalı.
süreklilik beliti   [İng. axiom of continuity ] [Alm. Kontinuitätsaxiom ] [Fra. axiome de continuité ] : Gerçel sayı ekseni üzerindeki her bir noktaya bir gerçel sayının karşılık geldiğini varsayan belit.
süreklilik noktası   [İng. point of continuity ] [Alm. Stetigkeitspunkt ] [Fra. point de continuité ] : Fonksiyonun sürekli olduğu nokta. bkz. sürekli fonksiyon.
süreksizlik noktası   [İng. point of discontinuity ] [Alm. Unstetigkeitspunkt; Unstetigkeitstelle ] [Fra. point de discontinuité ] : Bir fonksiyonun sürekli olmadığı nokta.
sürey varsayımı   [İng. continuum hypothesis ] [Alm. ] [Fra. hypothèse du continu ] : Doğal sayılar kümesinin nicelik sayısı ile gerçel sayılar kümesinin nicelik sayısı arasında başka hiçbir nicelik sayı olmadığı varsayımı.
sürgit   [İng. ad infinitum; infinitely; to infinity ] [Alm. ad Infinitum ] [Fra. ad infinitum; à l’infini ] : Her sınırın ötesinde, sınırsız olarak, sonsuza deÄŸin.
sürgülü cetvel   [İng. slide rule ] [Alm. Rechenstab; Rechenschieber; Schiestange ] [Fra. regle à calcul; règle à curseur ] : Logaritma aracılığıyla sayısal işlemler yapmaya yarayan ve biri sabit ötekisi bunun içinde kayan iki cetvelten oluşan hesap aygıtı.
sütun   [İng. column ] [Alm. Spalte ] [Fra. colonne ] : bkz. sütun matrisi.
sütun matrisi   [İng. column matrix ] [Alm. Spaltenmatrix; Spalte ] [Fra. matrice unicolonne; matrice colonne ] : mxn türünden bir [aij] matrisi için a1j , a2j , … , anj (j = 1, 2, … , m ) girdilerinin oluÅŸturduÄŸu nx1 matris.
sütun rankı   [İng. column rank ] [Alm. Spaltenrang ] [Fra. rang des vecteurs colonnes ] : K cismi üzerinde bir matrisin sütun uzayının boyutu.
sütun uzayı   [İng. column space ] [Alm. Spaltenraum ] [Fra. espace vectoriel engendre par les colonnes ] : Matrisin sütunlarının ürettiği vektör uzayı.
sütun vektörü   [İng. column vector ] [Alm. Spaltenvektor ] [Fra. vecteur colonne ] : Matrisin bir sütununun belirlediği vektör.


Bu konuya ilk yorum yazan siz olun.


Bu yazıya yorum yapabilmek içingiriş yapman gerekmektedir.







